Trump’tan Demokratlara Sert Rest: “Kongre’yi Kaybedersek Her Şeyi Veto Ederim”

ABD Başkanı Donald Trump, yaklaşan ara seçimler öncesinde Demokratların Kongre’de çoğunluğu ele geçirmesi durumunda izleyeceği stratejiyi netleştirdi. Trump, olası bir senaryoda “Bay Veto” haline geleceğini belirterek çıkarılacak tüm yasaları engelleyeceği mesajını verdi.
ABD’de yaklaşan kritik ara seçimler öncesinde siyasi tansiyon yükselirken, ABD Başkanı Donald Trump’tan muhalefete net bir gözdağı geldi. “Pod Force One” adlı podcast programına konuk olan Trump, Demokratların Kongre’de çoğunluğu ele geçirmesi ihtimaline karşı elindeki en güçlü anayasal kozu hatırlattı.
“Nihai Güç Benim Elimde: Veto”
Demokratların seçimlerden galip çıkması durumunda yönetimde nasıl bir yol izleyeceği sorusunu yanıtlayan Trump, nihai yetkinin kendisinde olduğunu vurguladı. Trump, “Nihai güç benim elimde. Buna veto deniyor. Herhalde ‘Bay Veto’ haline gelirim” ifadelerini kullanarak olası bir yasama kilitlenmesine işaret etti.
Muhalefet partisi kontrolündeki bir Kongre’nin tasarılar göndermeye çalışacağını belirten Trump, bu durumda ellerinden gelen her şeyi veto edeceğini söyledi. Trump, sürecin işleyişine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Onlar bir şeyler gönderecek, siz veto edeceksiniz. Ve nihayetinde, bir ya da iki ay boyunca her şey veto edildikten sonra bunun sadece vakit kaybı olduğunu anlayıp masaya gelecekler ve anlaşma yapacağız.”
Seçim Güvenliğine Dair Tartışmalı Açıklamalar
Röportajda iç politika ve seçim güvenliği konularına da değinen Trump, Elon Musk’ın Demokratların seçimlerdeki konumuna yönelik uyarılarını haklı bulduğunu ifade etti. Seçimlerin güvenli bir biçimde yapılıp yapılmayacağına ilişkin soruya ise net bir şekilde “Hayır” yanıtını vererek sürece dair endişelerini dile getirdi.
Dış Politika ve İran Mesajı
Açıklamalarında dış politika gündemine de yer veren ABD Başkanı, İran yönetimiyle olası müzakere süreçlerine değindi. Tahran’ın anlaşmak istediğini bildiklerini söyleyen Trump, bölgedeki stratejik hamlelerinin sonuç verdiğini savundu.
Seçimler öncesinde yapılan bu sert çıkış, Washington’da olası bir bölünmüş hükümet (divided government) döneminde başkanlık vetosunun ne denli kritik bir silaha dönüşeceğinin sinyali olarak yorumlandı.


